run down - Türkçe İngilizce Sözlük

run down

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"run down" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 101 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
run down f. bitmek
The car battery has run down.
Arabanın aküsü bitmiş.

More Sentences
run down f. akmak
Hot tears ran down her cheeks.
Sıcak gözyaşları yanaklarından aşağı aktı.

More Sentences
run down f. durmak (saat kurgusu bittiği için)
My watch has run down.
Saatim durdu.

More Sentences
run down f. çiğnemek
The car ran down the policeman.
Araba, polisi çiğnedi.

More Sentences
run down f. süzülmek (gözyaşı)
A tear ran down Tom's cheek.
Tom'un yanağından bir damla gözyaşı süzüldü.

More Sentences
run down f. ezmek
The car ran down the policeman.
Araba, polisi ezdi.

More Sentences
run down f. dökülmek
Tears ran down my cheeks.
Yanaklarımdan gözyaşları döküldü.

More Sentences
Öbek Fiiller
run down f. ezmek
The car ran down the policeman.
Araba, polisi ezdi.

More Sentences
run down f. çiğnemek
The car ran down the policeman.
Araba, polisi çiğnedi.

More Sentences
run down f. ezmek
The car ran down the policeman.
Araba, polisi ezdi.

More Sentences
run down f. çiğnemek
The car ran down the policeman.
Araba, polisi çiğnedi.

More Sentences
Genel
run down f. küçülmek
run down f. arkasından koşup yakalamak
run down f. çarpıp yere düşürmek
run down f. küçük düşürmek
run down f. arayıp bulmak
run down f. aleyhinde bulunmak
run down f. yavaşlayıp dinmek (konuşma)
run down f. çarpmak
run down f. kuvvetten düşmek
run down f. çekiştirmek
run down f. tenkit etmek
run down f. aşağılamak
run down f. kötülemek
run down f. yermek
run down f. araçla çarpmak
run down f. izlemek
run down f. çarpıp batırmak (bir başka tekneye)
run down f. (akü) boşalmak
run down f. zayıflamak
run down f. sağlığı bozulmak
run down f. zayıf düşmek
run down f. üstünden şöylesine geçmek
run down f. yormak
run down f. canlılığını yok etmek
run down f. bitap düşürmek
run down s. bitik
Öbek Fiiller
run down f. çalışmamak
run down f. yoruluncaya kadar kovalamak
run down f. arayarak bulmak
run down f. kaynağına ulaşmak
run down f. (beyzbol koşucusunu) sobelemek
run down f. değerini düşürmek
run down f. (akıntı) selden sonra normal seviyeye düşmek
run down f. yormak
run down f. (enerjisi/gücü bittiği için) durmak
run down f. (enerjisi/gücü bittiği için) çalışmamak
run down f. yorulmak
run down f. güçten/kuvvetten düşmek
run down f. enerjisi azalmak
run down f. yorgun düşmek
run down f. bitap düşmek
run down f. zayıf düşmek
run down f. üstünden geçmek
run down f. çarpmak
run down f. çarpıp düşürmek
run down f. arkasından/peşinden koşup yakalamak
run down f. kovalayıp yakalamak
run down f. kaynak taraması yapmak
run down f. kaynak taramak
run down f. aşağı görmek
run down f. küçük görmek
run down f. hafife almak
run down f. göz gezdirmek
run down f. üstünden geçmek
run down f. göz atmak
run down f. koşucunun önünü kesmek (beyzbolda)
run down f. koşucuyu oyun dışı bırakmak (beyzbolda)
run down f. (enerjisi/gücü bittiği için) durmak
run down f. (enerjisi/gücü bittiği için) çalışmamak
run down f. (pil/enerji) bitmek
run down f. (pil/enerji) tükenmek
run down f. yormak
run down f. gücünü/enerjisini bitirmek
run down f. gücünü/enerjisini tüketmek
run down f. bitap düşürmek
run down f. yorgun düşürmek
run down f. zayıf düşürmek
run down f. üstünden geçmek
run down f. çarpmak
run down f. çarpıp düşürmek
run down f. arkasından/peşinden koşup yakalamak
run down f. kovalayıp yakalamak
run down f. inceleme yapmak
run down f. kaynak taramak
run down f. kaynak taraması yapmak
run down f. aşağı görmek
run down f. küçük görmek
run down f. hafife almak
run down f. (liste) taramak
run down f. gözden geçirmek
run down f. göz atmak
run down f. aşağıya doğru göz gezdirmek
run down f. koşucunun önünü kesmek (beyzbolda)
run down f. koşucuyu oyun dışı bırakmak (beyzbolda)
run down f. koşucuyu iki kale arasında sıkıştırarak oyun dışı bırakmak (beyzbolda)
Otomotiv
run down f. çarpmak
Denizcilik
run down f. çarpıp batmak
run down f. alabora etmek
Silah/Atıcılık
run down f. arkasından koşup kovalamak
Spor
run down f. oyun süresi bitene kadar topu/buz hokeyi topunu elinde tutmak

"run down" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 75 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
run-down neighborhood i. harap mahalle
run-down neighborhood i. yıkık mahalle
run upside down f. altüst etmek
(battery) run down f. pil bitmek
run down the service f. hizmeti sonlandırmak
run down the service f. hizmeti durdurmak
run-down s. perişan
run-down s. hastalıklı
run-down s. bitkin
run-down s. zayıf
run-down s. köhne
run-down s. yorgun
run-down s. halsiz
run-down s. harap
run-down s. dökülmüş
run-down s. dökük
run-down s. dökülen
run-down s. yıkık
run-down s. sağlıksız
run-down s. yorgun
run-down s. çözülmüş
run-down s. bitkin
run-down s. işe yaramaz
run-down s. gevşemiş
run-down s. kötü durumda
run-down s. tükenmiş
run-down s. döküntü
run-down s. hurda
run-down s. yıpranmış
Öbek Fiiller
run down to f. bir koşu gitmek
run down to someone or something f. hızlıca/hemen birine/bir şeye gitmek
run down to someone or something f. aşağıdaki birine/bir şeye koşmak
run down to (someone or something) f. bir şeyi bir koşu (birine/bir şeye) götürmek
run down to someone or something f. koşarak birinin/bir şeyin yanına inmek
run down to f. uğramak
run down to (someone or something) f. bir şeyi hızlıca/hemen (birine/bir şeye) götürmek
run down to someone or something f. koşarak birine/bir şeye inmek
run down to (something) f. çabucak (bir yere/şeye) uğramak
run down to someone or something f. bir koşu birine bir şeye gitmek/gelmek
run down to (something) f. bir koşu (bir yere/şeye) gitmek
run down to someone or something f. hızlıca/hemen birine/bir şeye gelmek
run down to f. hızlıca/hemen gitmek
run down to (something) f. hızlıca/hemen (bir yere/şeye) gitmek
run down to someone or something f. bir yerden aşağı birine/bir şeye koşmak
Deyim
run down some lines f. konuşmak
run down some lines f. konuşarak ayartmak/baştan çıkartmak
run down some lines f. sohbet etmek
run down some lines f. laflamak
run somebody down f. birini haksız yere eleştirmek
run down a coast f. kıyı boyunca yelken açmak
run down the clock f. oyalanmak
run the clock down f. top çevirerek zamana oynamak
run down the clock f. zamana oynamak
run the clock down f. zamana oynamak
run down the clock f. top çevirerek zamana oynamak
run the clock down f. oyalanmak
run-down s. yıkık dökük
Konuşma
feel run-down f. bitkin hissetmek
feel run-down f. halsiz hissetmek
Teknik
run-down i. yavaşlayıp durma
run-down time i. durma süresi
run-down s. (saat) kurulmamış
run-down s. (saat) ayarlanmamış
run-down s. durmuş
Coğrafya
run down [uk] f. (akarsu) sel sonrası normal seviyeye ulaşmak
Spor
run the clock down f. zamana oynamak
run the clock down f. zaman geçirmeye çalışmak
run down the clock f. zaman geçirmeye çalışmak
run down the clock f. zamana oynamak
Argo
run it down i. anlat hepsini
run it down (to one) f. (birine) her şeyi anlatmak
run it down (to one) f. (birine) tüm gerçeği anlatmak/açıklamak
run it down for (one) f. (birine) her şeyi anlatmak
run it down for (one) f. (birine) tüm gerçeği anlatmak/açıklamak
run it down for (one) f. (biri) için açıklamak/açıklama yapmak